Bilimsel anlamda çalışmanın ip uçları

    Kafa göz yararak ve çok zaman harcayarak öğrendiğim ve bence çoğunu hala içselleştiremediğim, yarım öğrendiğim çalışma yöntemimi yazmak istiyorum yazıyorum. Elbette zaman içinde daha da geliştirmek gerekli. Fakat başka arkadaşlar kafa göz yarmasın diye, yazıyorum. Ayrıca artık fiziki defter tutmamaya karar verdim. Bu blogun bir nedeni de bu. Ayrıca beni kim ne zaman okuyacak! Sadece kendim için yazıyorum.

    Biri çok arar da keşfederse beni, ne yapalım keşif yapan bilgiyi kapar.

    Ben yüksek lisansta acayip çok hata yaptım. Yayınları okudum notlar aldım, neyi nereye yazacağımı bilemedim ve şöyle bir şey vardı falan derken pdflerden kelime aramaya başladım. Hatırladığımı aradım ve çoğunlukla bulamadım. Çoğunlukla zaman kaybettim.

    Yüksek lisans tezimi yazana kadar akla karayı seçtim.

    Doktoraya başlarken bu acı deneyimin  (kendime not karanlıkta ekran ışığıyla yazmak zor ya ışıklı klavye al yada klavyeyi aydınlatacak bir ışık al) tadı ağzımdaydı. Bu nedenle işleri organize etmenin bir yolu olmalıydı. Danışman hocama sordum aslında bugun öğrendiğimden pek ileride değilim. Bana bir doktora klasörü açmamı söyledi. Bunun altında her çalışmamın bulunduğu birer klasör açmamı ve şu alta görülen yapıyı yaratmamı istedi. o gün pek anlamadım.

    Bu şekildeki bir dizinleme sisteminde zaman faktörü kaybolur. Her ne kadar konularına göre içeriklere göre tanımlamalar yapsanız da sonunda kaybolursunuz. Ne nerede uzun vadede bulunamaz.

    Bu yöntemden hızlıca ayrılamadım tabi, araştırdım. Bu arada araştırdığım konudaki makaleler ve toparladığım notlar da aynı karmaşıklığa sahipti. 

    Ekmek kırıntılarını toparlayabilmek benim için oldukça zor, uzun ve yorucu oldu. Bulduğum makaleler 1000 civarında iken okuyup not alabildiklerim 30 civarındaydı. İşin altından kalkamamıştım. O an için en büyük zoluklardan biri makalelerdi.

    Makalelerin düzenlenmesi için konulara araştırma kelimelerine göre tasnif yaptım.

    Sonuçta elimde Doktora dizini içinde "Okumadıklarım" "İndirilenler" dizininin içinde aşağıdaki gibi klasörlenmişti.

Bu durum ilk anda oldukça hoşuma gitse de başlangıçdan iyi ama hedefimden uzak bir durumda. Fakat hemen bana yaşatacağı zorlukları anlayamadım. 

Hocam bir yayın sorduğunda okudum ama nerede sorusu-nun cevabı yoktu. Bir metin yazsam kaynakçasını hala elle giriyordum ve zaman yitip gidiyordu. Yok muydu bunun bir çözümü?

Bu arada kendi hocamın, başka hocaların bilgisayarlarını, dosya tasniflerini inceledim. Bazı dersler aldım. Ayrıca Mendeley diye bir programın varlığından haberdar oldum.

Neyse hocamdan aldığım ilhamla hemen 1 ayda 1000 makaleyi içeriklerini hızlıca göz atarak, şu şekle getirdim.

Dikkat edileceği üzere kaynak ingilizce bir kitapsa (book) Türkçe bir kitapsa (kitap), tez ise dili fark etmeden başına TEZ gibi işaretlemeler yapmaya başladım. Burada formatım yayın yılı-(kitap|book)-yayın adı (yazar) (yayınevi).pdf şeklinde idi. Windows 7 de dosya adları yolla beraber 256 harfi geçmemeli imiş. Öyle oldu ki yayınları bir yerden bir yere taşıyamaz duruma geldim. 
    İçler acısı halim ayrıca mendeleyde de devam etti. Emektar bilgisayarım mendeleyi kaldırmadı. Hangi akıllı java ile yazmışsa hız anlamında sürünüyordum. Neyse ne, mendeley benzeri programlar aradım. Alfabetik sırayla hepsini yükledim .O günlerden aklımda Citavi, Docear, Endnote ve Zotero kaldı. Endnote ve Citaviye ücret ödemeye hazırdım. Ama Z harfindeki Zotero programını yükledim. İlk gün bu şekilsiz programdan pek bir şey anlamadım. Ardından Docear programına döndüm. 60 kadar makale yi yükledim. Kaynakçalarını tek tek girdim. Programın beta olduğunu, küçük hataları oldunun farkındaydım. Düzeltmelerini araştırdım. Toparladım fakat oda ne bu program zotero forum gruplarında ki bir tartışmadan doğmuştu ve zihin haritalama programına enteğre olması, aşırı yoğun bir menusü olması, öğrenmenin zorluğu derken birde kaynakçayı doğru idare edememekten, kullanımımın 2 haftasında bıraktım. Gerçi programa saygımdan hala bilgisayarımda yüklü.

Endnote çok işlevseldi. Güzeldi, hızlıydı. El değil cep yakan fiyatı vardı. Ve asla eşime bu harcamayı kabul etiremezdim.

Citavi, ne yazıkki 3 gün kullandım. ne dersem diyeyim programcılarının hakkını yerim. bilmiyorum. O sırada bedava olması ile Zotero üzerinde bir hale vardı. Bende Zoteroya pdf yüklemeye çalışıyordum.

Zoteroyu anlamadan forumlarında 3 yıllık geçmişe giderek okudum. Sonunda övgüleri hak edecek kadar değerli olduğunu anladım ama 6 ayımı aldı. neyse bir yolunu bulup 10 makaleyi aktardım. sonra 1000 makale sonra zamanla 20 bin makale ve nota ulaştım. Makale sayısı 20 bin değil. Belki 5 bin kadar pdf var. Notlarımı zoteroda tuttum. Çevirilerimi zoteroda tuttum. Bu nedenle de 20 bin öğe sayısına ulaştım. Zotero 5 benim için harika bir deneyim oldu.

    Dikkat edilirse çalışma konularına göre makaleler klasörlerin içerisinde. Zoteroda bu klasörlere derme adı veriliyor. Aslında siz zoteroya bir yayın eklediğinizde Kitaplığa ekleniyor. Bu klasör ana dizin. Ana dizine Kitaplığım adı veriliyor.
Siz çalışma konunuza bağlı olarak istediğiniz yapıda bir dizin açıyorsunuz ve bu dizinlerin altına zamanla kullandığınız, kullanacağınız yayınları sürükle bırak bu dermelerin içine yüklüyorsunuz.  Birden fazla dermenin içinde bulunan pdfler eğer sürükle bırak ile yüklediyseniz çift kayıt olmuyor. Ancak doğrudan bir dermenin içine pdf yüklerseniz, Bu sırada çift kayıt olabilir.
Neyse, Tabi aşağıda ki fotoda görüleceği üzere başlangıcını yıl,-yayın adı şeklinde yapmış olmam dolayısıyla ve başka bir sebepten (ki benim tembelliğim) hala eski düzende belgeler. İlk zamanlar böyleydi. Ekranımda.

    Sonra resimde sondan ikinci yayın gibi arada olanlar vardı. aslında olması gereken o. Fakat mal olduğumdan, onları normal pdf gibi yapmaya başladım. 1 hafta sonra okulda Yavuz hocamın bilgisayarındaki Zoteroyu incelediğimde yanlış yaptığımı anladığım gibi çalışma mantalitesinide çözdüm. Tabi o kadar okuduğum halde anlamamış olmam salaklığına erişebildiğim içinde ayrıca bir madalyayı hak ettim bence.

Neyse.

Üstteki resimdeki gibi bir yapıya ulaşmam tam 1,5 yılımı aldı. Tam gün uğraştım (Korona zamanı idi). Arada yayınlar okudum, notlar aldım. Çevirilerimi Zoteroda makaleye not olarak ekledim. Sonra etiketleri kullanmaya başladım.

Birden Zoteronun 6 versiyonu çıktı. Yedek almıştım ama Zoteronun kendi dizininde saklıyordum. Göstermek daha kolay.

Üstteki resimde zotero.sqlite yazan zoteronun şu an kullandığı veri tabanı. zotero 7 ye ait. Yanında tarih bulunanlar Zotero 6 bilinçli yedeklemelerim. 111.bak uzantılı olanlarda 5 sırasında aldığım yedek. ama bundarda 6 ya çevrildi. :(

Neden? Zotero 6 programcıları 5 den 6 ya geçişte veritabanını da değiştiren ve geri döndürülemeyen bir değişiklik yapmışlar. Zotero 6 yı yükledim. çalıştırdım yedeğim hariç eski 5 veritabanı 6 oldu. Ama 6 da gömülü pdf okuyucu hatalıydı ve bilgisayarımda asla çalışmadı. Yardım çok aldım ama olmadı. 5 E geri döndüm ama beta bitti ve resmi 6 duyuruldu. Bir gün sabah bilgisayarı açtım. Zoteroyu çalıştırdım ve otomatik güncelleme veri tabanımı 6 yaptı. Kapattım eskiden kopya aldım falan filan elimdeki her kopya 6 ya dönüştü. O dizin içindeki her 5 kopyasını Zotero 6 cebren Zotero 5 veritabanını, 6 ya uygun veri tabanı yaptı.
Ve yine pdf okuma bölümü çalışmadı. Ayrıca öyle yavaştı ki kanser oldum, kurdeşen döktüm. Bende eski yöntem basılı materyalde defter kitap ile çalıştım.

Bir gün umutsuzca zotero 7 betayı kurdum. çalıştı. Ama şu an çokça eksik var. Olsun çalıştı ya yeter.



Yorumlar

Popüler Yayınlar